Acı çeker, yaralanmış olan, çünkü tatmıştır acının tatlı şarabını. Acı verir ama haz da alınır aynı zamanda. Belki budur insanın durmak bilmez acısının tarifi. Haz, tutku vardır acıda. İnsan sonu kötü olacağını bile bile çekilir acıya. En büyük trajediler bile mutlu başlamaz mı? Romeo ve Juliet, Hamlet ve Ophelia’nın çektiği acı değildir de nedir? Onlar aşk yaşarken aşklarında hiç mi acı çekmediler arka planda. Hamlet’e ihanet edildi, Romeo sürgüne gönderildi. Fakat Romeo öldü Juliet için, Ophelia öldü Hamlet için. Hiçbiri mutlu bitmedi. Kıyamet’in hüküm sürdüğü bu dünyada hangi son mutlu olabilirdi ki zaten? Dünya bir trajedi, insanlar birer sahne, olaylar ise oyuncular. Büyüdü çocuk, acıyı tattı. Her çocuk büyüyecek, her son gelecek ve her trajedi her daim dünyanın yüce kutusunda tanrılar tarafından sonsuza kadar saklanacak.

Kapak görseli: John Everett Millais, Ophelia
Metin içi görseli: Sergio Cupido, Romeo ve Juliet
Sedef B.
O kutuyu açmayı öğrenen insan ise özgür olacak.
Kaleminize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş.