Yeşil Mavi

Ahmet Murat Doğuşlu, Doğa

Kampta Tuvalet Sorunsalı

Merhaba sevgili okurlar.

Bu yazımızın konusu başlıktan da anlaşılacağı üzere kamplardaki tuvalet sorunu.

Bunun sevimsiz ve b**tan bir konu olduğunu düşünmeyin sakın😊

Aksine çok önemli ve üzerine konuşulması gereken bir konudan bahsedeceğim sizlere.

Unutmayın ki kampta tuvalet yapma konusu, doğanın keyfini çıkarırken çevreye de saygılı olmayı gerektiren ve oldukça önemli olan bir konudur.

Doğru tuvalet adabıyla hareket etmek, hem kendi hijyenimizi sağlamamız hem de doğal dengeyi korumamız adına son derece önemlidir.

Bugün daha önce hiç kamp yapmamış birine “Kampa gidelim mi?” diye sorsanız daha sizin sorunuzu yanıtlamadan ilk olarak size şu soruyu soracaktır,

“Tuvaletimizi nereye yapacağız?”

Haklı olarak bu konuda insanlarda bir tedirginlik oluşuyor.

Konfor alanını terk etmiş olmanın verdiği huzursuzluk, vahşi bir ortamda bu özel faaliyeti gerçekleştirme düşüncesi ve en savunmasız olduğu zamanda karşısına bir hayvan çıkma fikri insanların aklına ister istemez bu soruyu getiriyor elbette.

Gidilen paralı kamp alanlarında tuvalet kabinlerinde altyapı ve suya erişim kolaylığı olduğundan buralarda bir sıkıntı yaşanmaz. Ancak bu tarz kamp alanlarından uzakta, orman içinde ve yaban hayatın tam ortasında bulunduğumuzda işin rengi biraz değişiyor.

Peki Gerçekten Biz Tuvaletimizi Nereye ve Nasıl Yapacağız?

Hemen cevaplayalım.

Eğer ki söz konusu olan küçük tuvaletse bununla ilgili bir sıkıntı yok.

Yeter ki su kaynaklarından (dere, göl, akarsu vb.) en az 50-60 metre uzakta olun.

Geçersiniz bir ağacın veya çalının arkasına, işinizi görür gelirsiniz.

İdrar, toprak ve bitki örtüsü üzerinde çok çabuk parçalanacağı için bu eylemin doğaya hiçbir zararı olmayacaktır. Yeter ki kullandığınız tuvalet kağıdını olduğunuz yere bırakmayın.

Bu konu bu kadar basittir.

Ancak yapılacak işlem büyükse işte orada devreye kurallar ve kaideler giriyor.

Her şeyden Önce Konum Çok Önemli

Tuvalet için en ideal konum, tüm su yollarından, patikalardan veya kamp alanlarından yaklaşık 50-60 metre (en az 80 adım) uzakta olmalıdır. Ancak herhangi bir 80 adımlık yer de yeterli değildir tabii ki. Mümkünse atıklarınızın hızla ayrışacağı bir yer seçmelisiniz. Koyu ve zengin topraklar dışkının parçalanmasını sağlayacak organizmalar içerir mesela; ayrıca güneş ısısı da ayrışmayı hızlandırır. Seçeceğiniz konum, yağmur suyunun birikmeyeceği yüksek bir yerde olmalıdır. Ayrıca kendi mahremiyetiniz için de başka kimsenin göremeyeceği bir yer olmalıdır.

Merak etmeyin bu atık maksimum bir ay içerisinde yok olacaktır.

Peki Nasıl Olacak Bu İş?

Doğada tuvalet yapmakla ilgili Almanların özlü bir sözü vardır: HAYVANLAR GİBİ YAP! derler.

– Bu ne demek şimdi?

Yani önce bir çukur kaz, işini gör, iş bitiminden sonra o çukuru kapat.

Peki bu konu bu kadar basit mi?

– Hayır, elbette ki bu kadar basit değil.

Öncelikle doğada “Leave No Trace” yani iz bırakmama kuralını benimsemelisiniz.

Büyük tuvalet yapılacağı zaman önceden kendinize 15-20 cm kadar derinliği olan bir çukur kazmalısınız. Bunu yanınızda bulunan katlanır bir kürekle, baton ucuyla, botunuzun topuğu veya sağlam bir dal parçasıyla bile yapabilirsiniz.

Kendi tuvaletinizi kazmak size gereksiz görünebilir ancak dışkıyı gömmek onu meraklı hayvanlardan, yağmur ve erozyondan uzak tutar; bu da onun su kaynaklarına ulaşmasını doğal olarak engeller ve vahşi yaşamı sizden uzak tutar.

İşin hayvanlar kısmına bakacak olursak; idrarda bulunan üre ve tuz, istenmeyen ziyaretçiler için bir cazibe merkezi oluşturur. Yabancı bir kokuyu kilometrelerce uzaktan alabildikleri düşünüldüğünde, neden kamptan uzakta yapmalıyız konusu da açıklığa kavuşmuş oluyor sanırım. Yaban hayvanlarını kendimizden uzak tutacağız derken çadırın dışında bir ayı ile karşılaşmak istemezsiz diye düşünüyorum ben.

Öte yandan takdir edersiniz ki doğaya çıkan insan sayısı bir hayli çoğaldı ve kimse açıkta kalmış ve üzeri sineklerle dolu olan bir kütlenin yanında ve yakınında bulunmak istemez.

Siz ister miydiniz?

Yani bizden ne kadar uzak o kadar iyi.

Gelelim İnşaat Aşamasına

Çukuru kazıp işimizi hallettikten sonra üzerini çevredeki ölü yapraklarla kapatabilir ve sonrasında kazarken çıkan toprağı üzerine yığabilirsiniz. Burada önemli olan, kullanma ihtimalinizin yüksek olduğu ıslak mendilleri de aynı toprağa gömmemenizdir.

Bu şekilde yaparak doğada iz bırakmamış olursunuz.

Dışkı her ne kadar toprak altında kolayca parçalansa da ıslak mendillerin parçalanması onlarca yıl alacaktır. Unutmayın ki ıslak mendil kağıt değil, yırtılmaya dayanıklı polardır.

Tuvalet kağıtları için de aynı şey söylenir ama emin olun ıslak mendillerden daha masum yapıdadırlar ve gömülmeleri pek bir sorun teşkil etmez.

Yanınızda su bulunmuyorsa vücut temizleme mendilleri de gayet güzel iş görecektir. Çünkü bu mendiller biyolojik olarak parçalanmaya çok daha yatkın ürünlerdir.

Ancak hijyenik kadın ürünlerini, çocuk bezlerini ve içeriğinde alkol bulunan mendilleri asla ve asla gömmeyin. Ağzı kapatılabilir, kilitli bir poşete koyup en yakın çöp kovasına atın. Bulunduğunuz bölgede çöp kovası yoksa poşetlenmiş bir biçimde getirdiğiniz gibi geri götürün.

Çukur kazarken dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise zehirli ve alerjen olabilecek otlardan, çömeldiğiniz zaman tam karşınıza gelebilecek olan taş, kaya ve çalı çırpıdan uzak bir yer seçmeniz ve rüzgar yönünü de hesaba katmanız olacaktır.

Çünkü doğanın sürprizleri hiçbir zaman bitmez.

Dışkı ve idrar doğal atık sınıfına girer. Aynı bölgeye birden çok kez idrar yapmak idrarın asidik özelliğinden dolayı o bölgeye zarar verebilir. Aynı risk dışkılama için de geçerlidir. Bu nedenle çukur ve seçilen alanların sınırlı sayıda kullanımı, doğal hayata saygı açısından oldukça önemlidir. Kapattığınız çukurun üzerini taşlarla örterseniz, bir sonraki ihtiyaç durumunda hem kendinize hem de bölgeye sizden sonra gelecek kampçılara doğal bir işaret bırakmış olursunuz.

İşiniz bittikten sonra amasız fakatsız olarak ellerinizi yıkamalısınız. Bunu da bir kolonyalı mendille değil doğaya zarar vermeyen bir sabunla veya el dezenfektanı ile yapmalısınız. Ayrıca ellerinizi kurulamak adına yanlışlıkla da olsa bulaşık kurulama havlunuzu değil, başka bir havluyu tercih etmelisiniz. Unutmayalım, bakteriler çok çabuk çoğalır ve kimse bu bakterilere doğadayken ve sağlık hizmetlerinden çok uzaktayken maruz kalmak istemez.

Gece Çadırda Uyurken Sıkıştım ve Sıcacık Uyku Tulumundan Çıkıp 80 Adım mı Atmam gerekiyor?

Güzel Soru.

Onu da şu şekilde cevaplamam gerekir:

Sıcacık uyku tulumunun içinde aniden idrar sıkıştırması sorunu kamp yapanların en sık karşılaştığı sorunlardan biridir. Özellikle tulum içindeyken vücut ısısının yükselmesiyle devreye giren sıkışma hissi ile idrarınızı tutmanız sağlığınız açısından da hiç hoş olmaz. Bazı kampçılar bu tür acil durumlar için çadırlarında idrar torbası bulundursa da bu her zaman iyi bir fikir değildir. (Hayvanlar konusunu hatırlayın!)

Böyle Bir Durumda Ne Yapacağız?

İdrarın uzun süre tutulması, sağlık açısından tehdit edici olduğu kadar idrarı tutuyor olmak da aşırı üşümeye neden olur aslında. Bu ısı kaybı, özellikle soğuk koşullar altında gerçekleştirilen kamplarda vücudun şoka girmesine dahi sebep olabilir.

Nasıl Yapalım?

  1. Tuvalet ihtiyacını uykuya gitmeden önce giderin.
  • Yatmadan önce çok fazla sıvı tüketmemeye dikkat edin. Aşırı kafeinli içeceklerin metabolizmayı hızlandırarak daha sık idrar yapma ihtiyacı doğurduğunu unutmayın.
  • Normalden fazla tuz tüketmeyin. Tuz, üriner sistemin uyarılmasına neden olur ve daha sık çişe gitme ihtiyacı duyarsınız. Tuz tüketiminizi sınırlayın.
  • Çadırınızın yalıtımlı ve konforlu bir uyku donanımına sahip olduğundan emin olun. Kamp yapacağınız bölgenin hava koşullarına göre uygun bir uyku tulumu seçin. Unutmayın ki soğukta uyumak daha sık idrara çıkmak anlamına gelir.
  • Aç karnına uyumaya gitmeyin. Akşam üzeri ya da akşam saatlerinde mutlaka yemeğinizi yemiş olun. Bir şeyler yemeden uyku tulumuna girmek, mide kazınması dediğimiz olayı doğurur. Bu olay da karaciğerdeki glikojen parçalanmasına ve buna bağlı olarak daha çok idrar üretilmesine sebep olur. Bu da, sizin gece vakti çadırdan mecburen çıkacağınız anlamına gelir.

Bu işi de çözdüğünüze göre sevgi ile kalın, doğa ile baş başa kalın.

100% LikesVS
0% Dislikes

Leave a Reply